Bizi takip et

Yayınlanma tarihi

on

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin depremzedelere tahsis ettiği Uzundere’deki konutlara depremden zarar gören İzmirliler yerleşmeye başladı. Uzundere’deki konutların ilk sakinlerden Halit Sarper Keleş, “Dairelerde her şey var. Burada hayata sıfırdan başlayacağız. Çadırlarda kalan insanların da buraya gelmesini tavsiye ediyorum” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Karabağlar Uzundere’de bir yıl boyunca ücretsiz olarak depremzedelerin kullanıma sunduğu konutlarındaki dairelerin ilk anahtarları teslim edildi. Beyaz eşyadan koltuk takımına kadar her türlü ihtiyacı giderilen dairelere yerleşmeye başlayan depremzedeler, barınma sorunlarının hızlı bir şekilde çözülmesinden dolayı mutlu olduklarını söyledi.

Deprem anında Bayraklı Yağcıoğlu Sitesi’ndeki evinde bulunan Yasemin Yıldırım Keleş ve Halit Sarper Keleş çifti enkaz altında kaldı. 10 dakika sonra kendi çabalarıyla kurtulan Keleş çifti, bir süre hastanede tedavi gördü. Evlerini kaybettikleri için komşularına sığınan çift, daha sonra Uzundere’deki konutlara yerleşmek için başvuruda bulundu.

Halit Sarper Keleş, “Ben ev sahibiydim. Depremin ardından binadan çıktığımda ayağımda terliğim bile yoktu. Her şeyimi kaybettim. Burada depremzedelere tahsis edilen evler, bizim hayatımızı kurtarıyor. Çünkü içerisinde eşyaları var. Elektrik, su gibi masrafları belediyeye ait. Buzdolabına kadar her şey var. Burada hayata sıfırdan başlayacağız” dedi. Evlerin depremzedelere tahsis edilmesinin yerinde, çok güzel ve gerekli bir uygulama olduğunu belirten Keleş, “Evleri çok beğendim. Çadırlarda kalan insanlar da umarım bu tarafa gelebilir. Depremzedelerin buraya gelmesini tavsiye ediyorum” dedi.

“En azından kışı burada geçireceğiz”

Depremzede Burcu Usta ise “Depremde evimizin büyük bölümü hasar gördü. Daha sonra binayı yıktılar. Depremin ardından yakınlarımızın yanına taşındık” dedi. Havaların artık soğuk olduğunu anımsatan Usta, “Kış kapıda. Bizlerin de kalacak yeri olmadığı için en azından kış aylarını geçirmek için geldik. Bu uygulama son derece iyi. Buradan çıkarken eşyaları da alabileceğiz. Bizim hiçbir eşyamız kalmamıştı” diye konuştu.

“Hiçbir şey almamıza gerek yok”

Özkanlar Apartmanı’nda evinin olduğunu ifade eden Bülent Muammer Turan da (62) Uzundere’deki konutlara yerleşti. Turan, “Dairem zemin üzerindeydi. Depremden sonra evin her tarafında hasar oluştu. Daha sonra binamız yıkıldı” dedi. Tek başına yaşayan Turan, şunları söyledi:

“Ben burada oturacağım. Emekliyim. Benim için sorun yok. Burası da gayet güzel. Eve baktım. Gayet güzel. Hiçbir şey alıp gelmemize gerek yok. Sağ olsun belediye her şeyi düşünmüş. Bardak, çatala kadar her şeyi almışlar. Televizyon bile düğmesine bastığınızda çalışır vaziyette. Gayet güzel, çok memnunum.”

Şu  ana kadar beş ailenin yerleştiği dairelere başvurular devam ediyor. Öte yandan Uzundere konutlarında çevre düzenlemesi kapsamında bloklar arası yeşil alan düzenlemesi yapıldı. Yine toprak zemin de asfaltlandı.

Yorum yapmak için tıkla

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

İZDENİZ’in Mavi Kıta’sı

Yayınlanma tarihi:

Artık İzmir’in bir deniz gazetesi var. Tabloid boy, üç ayda bir iskele ve vapurlarda İzmirlilerle buluşan; tamamen İZDENİZ bünyesinde hazırlanan, deniz kokan bir gazete.

Gazetenin adı, “Mavi Kıta”. Denizi çağrıştıran bir adla yayın hayatına “merhaba” diyen ilk sayı “Ocak-Şubat-Mart”, 2021 başında yayınlandı. İkinci sayı “Nisan-Mayıs-Haziran” geldi arkasından.

Mavi Kıta’nın sahibi şirketi temsilen genel müdür Ümit Yılmaz. Genel yayın danışmanı ise aynı zamanda İZDENİZ A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi olan ve geçmişinde gazetecilik-editörlük olan M. Ayhan Kara. Şirketin basın-halkla ilişkiler müdiresi Gözde Ulman ve ekibi de (Mert Dikmen-Aleyna Ardıç) derginin hazırlık ve dağıtım aksiyonu tarafında.

Mavi Kıta’nın başyazılarını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer kaleme alıyor. İZDENİZ A.Ş. YK Başkanı O. Hakan Erşen, M. Ayhan Kara, İzmir Marina Danışmanı E. Dz. Alb. Mehmet Tunç, ünlü deniz ürünleri gurusu ve yazarı Süreyya Üzmez ve denizcilik alanında uzmanlaşan gazeteci-yazar Gökhan Karakaş Mavi Kıta’daki köşelerinde okurları birbirinden ilginç konularla buluşturuyor. Ayrıca her sayıda bir konuk yazarın köşe yazısı ve ünlü karikatürist Raşit Yakalı’nın karikatürleri de gazetede yer alıyor.

Mavi Kıta’nın her sayısında kapakta ve göbekte etraflıca işlenen bir “dosya konusu” yer alıyor. İlk sayının dosya konusu, seferlerine başlayan Uğur Mumcu Araba Vapuruydu. İkinci sayının dosya konusu ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin TSKGV’dan kiraladığı, İZDENİZ A.Ş.’nin çalıştırdığı “İzmir Marina”.

Ağırlıklı olarak bütün yönleriyle İZDENİZ’i, Körfez’i, İzmir-deniz ilişkisini dünden bugüne tarihiyle konu alan haber ve yazıların yanında gazetede özgün röportajlar da yer alıyor. Kültür ve sanattan spora kadar geniş bir yelpazeye yer açan Mavi Kıta’nın son sayısında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’in “İlk İki Yıl İzmir Marina ile Taçlandı” başlıklı başyazısı ile dosya konusunun yanında METRO A.Ş. Genel Müdürü Sönmez Alev ile yapılan röportaj; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, İzmir Körfezinde İlk İmtiyaz, Dario Moreno 100 Yaşında ve Başkanları Buluşturan Su Zirvesi başlıkları öne çıkıyor.

Mavi Kıta, sadece iskele ve vapurlarda değil, tramvayda, metroda ve pek çok yerde karşınıza çıkabilir. Rastlarsanız katlayıp çantanıza koyun, evinize, işyerinize götürün. Sıkılmadan okuyacak, beğeneceksiniz.

Okumaya devam et

Haberler

İzmir’in Sağlık Çemberi Yayılıyor

Yayınlanma tarihi:

Evden çıkarken artık cüzdanlarımız ve anahtarlarımızla birlikte maskelerimizi de alarak çıkıyoruz. Son bir yıldır, milyonlarca insanın ölümüne neden olan koronavirüs salgını nedeniyle yaşamlarımız çok kısıtlandı, gündelik hayat içerisinde birçok yeni ihtiyaç oluştu. Bu ihtiyaçlardan en önemlisi ise bu süreçte önemi hayati bir hale gelen hijyen ihtiyacı.

Pandeminin ilk aylarında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla hizmete sunulan Turuncu Çember uygulaması, yaşamlarımızın kısıtlandığı günlerde hijyen ihtiyacını karşılıyor. Uygulama en temel açıklamasıyla restoran, kafe veya turizm işletmelerinde, belirlenen uygun kriterlere dayanarak verilen Turuncu Çember sertifikasına dayanıyor. Bu sertifikayı alan işletmeler pandemi koşullarında gereken kriterlere göre denetleniyor. Denetim sadece mekanlarda değil, paket servisleri de kapsıyor. Böylece İzmir’de salgın nedeniyle endişe içerisinde geçirdiğimiz günlerde, gönül rahatlığıyla sosyalleşebileceğimiz bir alan ve yeme-içme için güvenli ortam yaratılıyor.

Turuncu Çember hijyen sertifikası uygulamasında sertifika almaya hak kazanan ilk havayolu firması SunExpress oldu.

İzmir’de turuncu çember sertifikası alan işletme sayısı her geçen gün artıyor. Sertifikaya katılım sağlayan son kurum ise bir restoran değil, Sun Express Havayolları oldu. Artık sadece güvenli şehir anlayışı içinde değil, sınırları İzmir dışına yayılan bir sağlık çemberi söz konusu. Yayılım tek hedef değil. Temel amaç ağa katılan işletmeler arasındaki denetimlerin artırılıp, İzmir genelinde kriterlerin içselleştiği genel bir hijyen bilinci oluşturmak. Böylelikle pandemi süresi sonrasında da toplumsal sağlık standardının yükseltilmesi bekleniyor.

Okumaya devam et

Haberler

Üreticiden tüketiciye en kısa yol: Halkın Bakkalı

Yayınlanma tarihi:

Kalkınma, üretimle başladığında sürdürülebilir hale gelir. Ülkemizde ise üretim neredeyse tamamen durmuş, dışa bağımlı hale gelmiş durumda. Küçük üreticilerimiz, çiftçimiz; köyünden, toprağından göç ederek büyük şehirlerde çok düşük ücretlerle çalışmaya zorlanıyor. Hâl böyle olunca işsizlik oranı artarken refah seviyesi durmaksızın azalıyor. İthal malların pahaları karşısına düşük alım gücüyle çıkan halk ise aza kanaat ederek sofra kurmaya mahkûm halde. Ülkece bir yaşam mücadelesi içindeyiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bu mücadelenin asıl sebebini şu sözlerle açıklıyor:

“Artık emperyalizm ya da herkesin anlayacağı dilde dış güçler, topla tüfekle gelmiyor; tohumla, kimyasal ilaçla geliyor ve topraklarımızı fethediyor.”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı “Başka Bir Tarım Mümkün” projesi de tam olarak bu noktada devreye giriyor. Köylüyü toprağında yerli ırk ve yerli tohumla üretime teşvik ederek kırsal ekonominin gücünü artırırken yeni istihdam alanlarıyla da gençlere iş sahaları oluşturuyor.

Tohumun toprağa değdiği andan ürünün sofraya geldiği ana kadar üreticiye destek sağlayan “Başka Bir Tarım Mümkün” projesi kapsamında tarımsal kooperatiflere alım garantisi de veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu sözünü “Halkın Bakkalı” projesiyle destekliyor.

Bugüne kadar Kemeraltı Balıkçılar Meydanı, Gültepe Millet Mahallesi, Bayraklı Özkanlar, Karşıyaka Girne, Menemen Ulukent, Buca Menderes Mahallesi ve son olarak Bornova Erzene Mahallesi ile Doğanlar Mahallesi’nde toplam 8 şubeyle hizmete açılan “Halkın Bakkalı” için Başkan Tunç Soyer: “Bizim görevimiz şu; üreticimizin toprağın bereketiyle, tüketicimizin ise sağlıklı ürünlerle buluşmasında aracı olmak. Halkın Bakkalı işte bu büyük hikâyenin küçük bir parçası. Biz İzmir’de bu bakkalları açtıkça üreticimiz daha çok üretmeye tüketicimiz de daha sağlıklı ürünlerle buluşmaya başlamış olacak.” sözleriyle projeye olan inancını dile getirdi.

Başka Bir Tarım Mümkün vizyonuyla açılan ve organik ürünlerin üreticiden direkt olarak tüketiciye ulaştığı altı şubeye aşağıdaki haritadan ulaşabilir; sofranıza sağlık getirirken üreticimize doğrudan destek olabilirsiniz. Fiyatlar hakkında ise kafanızda soru işaretleri varsa yine aşağıda yer alan fiyat listesinden ürünlerin fiyatlarını inceleyerek kendinize uygun bir liste çıkarabilirsiniz.

Sağlıklı günler…

Okumaya devam et

POPÜLER